FKM’den Şehitler Gecesi’ne ENGEL

11 Şubat 2010 Yazan Yavuz YILDIRIM  
Kategori GÜNDEM

sehadet_gecesi-agd

Fırat Kültür Merkezi AGD’nin ‘Şehitler Gecesi’ne engel oldu.

Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Üniversite Komisyonu’nun her yıl geleneksel olarak Çemberlitaş Fırat Kültür Merkez’inde düzenlediği “Şehitler Gecesi” bu yıl FKM’nin “Güvenlik” bahanesi ile iptal edildi.

FIRAT KÜLTÜR MERKEZİ
Fırat Kültür Merkezi geçtiğimiz yıllarda düzenlenen programlarda hiçbir güvenlik sorunu yaşanmamasına karşın almış olduğu karar ve itirazlara verdiği cevap ise oldukça düşündürücü.

İşte AGD Üniversite Komisyonu’nun sitesi 4Fakulte.com’da söz konusu hadise üzerine yaptığı açıklama:

FKM’nin GÜVENLİK HASSASİYETİ!
Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Üniversite Komisyonu olarak yıllardır Şubat ayının son Cuma günü gerçekleştirdiğimiz Şehitler Gecesi programımızı bu yıl da en güzel şekilde yapabilmek için çalışmalarımızı sürdürürken Müslüman olarak bizleri üzen bir olayla karşılaşmış durumdayız. Ve bu hadiseyi ibret vesikası olarak ifade etmek durumundayız.

Gelenekselleşmiş olduğu üzere Şehitler gecesi programının Fırat Kültür Merkezi (FKM)’inde yapılmasına karar verilmiş ve FKM idarecileriyle yapılan görüşme sonucu ön ödeme yapılarak 26 Şubat Cuma akşamı için sözleşme imzalanmıştır. Fakat daha sonra FKM yönetim kurulu, programı güvenlik sebebiyle iptal ettiklerini bildirmişlerdir.

Bunun üzerine yaptığımız görüşmede kardeşçe yaptığımız uyarılara rağmen geçen sene bazı gazetelerde “FKM’de Şehadet özlemi” gibi haber yapılması ve bu sene de Şehitler gecesinin “Çeçenistan Özel” olmasından dolayı programı iptal ettiklerini ifade etmişlerdir. Yapılan sözleşmede FKM yönetiminin “güvenlik sebebiyle” programı iptal etme hakkı beyan edilmektedir. Fakat yıllardır yapılan Şehitler gecesinde hiçbir zaman güvenlik problemi yaşanmadığını en iyi FKM yönetimi bilmektedir.

FKM yönetimi ile yaptığımız görüşmelerde ısrarcı tavrımızdan dolayı bize “Bizimle aynı hassasiyetleri paylaşmanızı beklemiyoruz” cevabı verilmiştir. Rabbimize şükrederek ifade ediyor ve üzülerek sormak istiyoruz:

Bizim hassasiyetimiz unutulmaya yüz tutmuş Çeçenistan ve Çeçenistan şehitleridir. Peki, sizin hassasiyetiniz ne hassasiyeti. Yoksa Rusya mı?

PROGRAMIN İPTALİ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE GERÇEKLEŞTİRİLECEĞİ SALONUN DUYURUSU YAPILACAKTIR. TARİH DE YİNE 26 ŞUBAT’TIR.

Nuh’un gemisi baharda Gazze’ye gidiyor…

11 Şubat 2010 Yazan Yavuz YILDIRIM  
Kategori GÜNDEM


İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, nisan ayında Gazze’ye hareket edecek olan bir gemi konvoyunun müjdesini verdi. Yıldırım, ambargoyu anlamsız hale getirene kadar konvoy düzenlemeye devam edeceklerini belirtti.

Bülent Yıldırım, geçtiğimiz ay ambargoyu delerek Gazze’ye girmeyi başaran Filistin konvoyunun amacına ulaştığını ifade ederek emeği geçen herkese teşekkür etti. Düzenlenen konvoy ile bütün dünyanın dikkatini Gazze’de yaşanan insanlık dramına çektiklerini dile getiren Yıldırım, “26 günlük yolculuk boyunca birçok sıkıntı yaşadık ama hiç kimse ümitsizliğe kapılmadı. Yaşanan zorluklara rağmen Gazze’ye girerek bize emanet edilen yardımları ulaştırmayı başardık” dedi.

Gazze ambargosunu anlamsız hale getirmek için Nisan ayı içerisinde gemilerden oluşan bir filonun Akdeniz’e açılacağını dile getiren Yıldırım, bu konvoya Nuh’un Gemisi adın vereceklerini söyledi.

Yıldırım, şunları anlattı: “2010 baharında muhtemelen Nisan ayı ortalarında uluslararası bir organizasyonla oluşturulacak 20 gemilik bir filo ile Gazze’ye gitmek istiyoruz. İsrail kuşatması kalkmadığı sürece gemilerimizi durdurmayacağız. Kargo gemileri, İsrail’in Gazze’ye girişini yasakladığı yapı malzemeleri, jeneratör, ilaç, tıbbi malzeme ve eğitim materyalleri ile dolu olacak. Kargo gemilerine eşlik edecek olan yolcu gemilerinde ise gazeteciler, insan hakları savunucuları, aktivistler ve çeşitli ülkelerden milletvekilleri olacak.”
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın hedefi bu konvoya 5 gemiyle katılmak.
Vakıf Merkezinden yapılan açıklamada Gemi ve diğer malzemelerin alımı için çalışmaların başlatıldığı ve hayırseverlerin desteklerinin beklendiği bildirildi…

Bilgi için telefon numarası İHH İnsani Yardım Vakfı : 0212 631 21 21

“Rojin başörtüsüyle üniversiteye gidebilsin”

06 Kasım 2009 Yazan Yavuz YILDIRIM  
Kategori GÜNDEM

Saadet Partisi Esenler Gençlik Kolları’nın “Barış ve Kardeşlik için Gönüllü Birliktelik” Konferansında konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu 12 Eylül darbe anayasasının acilen değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Kürt sorunundaki tartışmaların “Rojin Kürtçe şarkıları TRT Şeş’te mi yoksa Roj Tv’de mi söylesin” sorusu çerçevesinde şekillendiğini vurgulayan Hatipoğlu, “Biz ise Saadet Partisi olarak “Rojin başörtüsüyle üniversiteye gidebilsin diyoruz” şeklinde konuştu.

Saadet Partisi İstanbul Gençlik Kolları’nın il genelinde başlattığı Gönüllü Birliktelik Konferanslarının Esenler ayağı gerçekleştirildi. Esenler Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı A. Sezai Bağçe, İl Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Arar, diğer siyasi parti ve STK’ların temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saadet Partisi Esenler İlçe Başkanı Burhan Kocaman’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ö. Vehbi Hatipoğlu, “Türkiye’nin yeni, sivil, demokratik bir anayasaya olan ihtiyacını bu günlerde çok daha iyi anlayabiliyoruz. 12 Eylül darbe anayasası acilen değiştirilmeli. Bütün toplum kesimlerinin hak ve özgünlüklerini güvence altına alan yeni bir anayasa yapılmalı” dedi.

Türkiye’nin bir hukuki reform sürecinden geçmesinin gerektiğini ifade eden Hatipoğlu, Demokratik Açılım Süreci çerçevesinde yapılan tartışmalara da değinerek, “Tartışmanın muhteviyatı Rojin Kürtçe şarkıları TRT Şeş’te mi yoksa Roj Tv’de mi söylesin sorusu etrafında şekilleniyor. Biz ise Rojin’in kendi kimliğini muhafaza ederek Buşörtüsüyle üniversiteye gidebilsin diyoruz. Bizim Saadet Partisi olarak diğer partilerden farkımız bu” şeklinde konuştu.

Adalette çifte standart hakim

Adaletteki çifte standartlardan bahseden Hatipoğlu insanların artık adalete güveninin kalmadığını söyleyerek, “Diyarbakır’da askeri bir silahla cesedi parçalanan 12 yaşındaki Ceylan için olay yerine gitmeyen savcı, PKK’lıları karşılamak için sınıra gidiyor. Bu çok ciddi bir çifte standarttır” şeklinde konuştu.

Avrupa’yı boş ver kulağını Anadolu’ya ver

Demokratik Açılım sürecinin iyi yönetilmediğinden bahseden Hatipoğlu şöyle konuştu: “Eskiden Başbakan topu taca atmaya çalışıyor diye eleştiriliyordu. Ama gelinen noktada görüyoruz ki artık top Başbakan’ın ayağından çıkmıştır. Eğer demokratik bir mücadele verilecekse bu Avrupa’nın veya Amerika’nın direktifleriyle olmamalıdır. Biz kendisine Sayın Başbakan’a sesleniyoruz, Avrupa’yı boş ver, kulağını Anadolu’ya ver. Millet zaten bu kanın durmasını istiyor. Benim çocuklarım dağlarda ölmesin, kaynaklar heba edilmesin istiyor “

AGD İsrail Konsolosluğunu kuşatıyor

26 Ekim 2009 Yazan Yavuz YILDIRIM  
Kategori GÜNDEM

agd-esenler

Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şube Başkanı M. Kerem Öncel, Aksadaki Siyonist zulümle ilgili yetkilileri göreve çağırdı.AGD saldırıları kınamak için İsrail’in İstanbul Konsolosluğunda buluşacak.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) İstanbul Şube Başkanı M. Kerem Öncel, Aksa’daki Siyonist zulümle ilgili yetkilileri göreve çağırdı.

Kerem Öncel, Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırıları kınamak için bu gece saat 23:00′de İsrail’in İstanbul Konsolosluğu’nda toplanılacağını ifade etti.

Kerem Öncel, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Siyonist zalim İsrail’in askerleriyle Kudüslü Müslümanlar arasında Mescid-i Aksa’da çıkan çatışmada şehid düşen Müslümanlara Allah’tan (c.c) rahmet diliyorum. Onlar Cenab-ı Hakk’ın cennetine gittiler.
Müslümanların kanına giren zalim İsrail’e karşı tüm Türkiye ayağa kalkarak tepki göstermelidir. Dışişleri Bakanlığı derhal oradaki zulmü durdurmak için harekete geçmelidir. Müslümanların duyarlılıkları artmalıdır. Çünkü Kudüs, İstanbul’dur ve tarihsel olarak da bizimdir.”

Kerem Öncel ayrıca Siyonist zulmüne karşı yapılacak tüm protestolarda yer alacaklarını belirtti.

“Anadolu Gençlik Derneği YARIN yine dilimizle uyarmak için harekete geçiyoruz. Mescid-i Aksa’ya karşı yapılan bu saldırıyı protesto için 26 Ekim 2009 Pazartesi(yarın) öğlen saat 12:00′da Levent Metro istasyonunda buluşarak İsrail Konsolosluğuna yürünecektir. ” diye haber verdi.

‘Aksa’daki zulme sessiz kalamayız’

06 Ekim 2009 Yazan Yavuz YILDIRIM  
Kategori GÜNDEM

mustafa-koylu-cansuyu-genel-baskani

Cansuyu Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü, Mescid-i Aksa’daki Kudüslü gençlere destek olunması çağrısında bulundu.

Mescid-i Aksa’nın İsrailliler tarafından yıkılacağı bilgisini alan ve cumartesi gününden itibaren nöbete duran Kudüslü gençlere bir destek de Cansuyu Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü’den geldi.

Mustafa Köylü, yaptığı açıklamada, Mescid-i Aksa’nın işgalci İsrail güçlerinin tehdidi altında olduğunu belirterek, Mescid-i Aksa’da nöbete duran Kudüslü Müslüman gençlerle işgalciler arasındaki çatışmaların devam ettiğini kaydetti.

İçlerinde direniş önderlerinin de bulunduğu birçok kişinin yaralandığı çatışmalarda çok sayıda direnişçinin de tutuklandığını belirten Köylü, Mescid-i Aksa’daki zulme sessiz kalamayız dedi. Mustafa Köylü, işgalcilerin kuşatmasına tepki göstermek için dünyadaki Müslüman ülkelere ve sivil toplum kuruluşlarına ‘harekete geçin’ çağrısında bulundu.

Mısır ve Lübnan’da olduğu gibi Gazze halkının da Mescid-i Aksa saldırısını protesto etmek ve Aksa içerisindeki gençlere destek vermek için yürüyüş başlattığını belirten Köylü, benzer tepkilerin diğer Müslüman ülkelerde de başlaması gerektiğini vurguladı. Mescid-i Aksa’da yaşananlara insan haklarından bahseden Avrupa ülkelerinin ve Birleşmiş Milletler’in de sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizen Köylü, sivil toplum kuruluşlarına ‘Mescid-i Aksa’ya ve Kudüslü Müslümanlara sahip çıkalım’ çağrısında bulundu.

Mescid-i Aksa’daki Kudüslü gençlere yönelik başlatılan kuşatmanın medyada yer almamasını da eleştiren Köylü; “ Gazze’ye yapılan saldırıların ardından toplum olarak verilen tepki takdire şayandı. Aynı tepkilerin bu kuşatma için de verilmesi gerekiyor. Bunun için ülke ve bütün insanlığın bilgilendirilmesi şart. Bütün Müslümanlar için kutsiyet ifade eden Mescid-i Aksa’nın cami ile hiçbir ilişkisi olmayan İsrail tarafından muhasara edilmesi bütün Müslümanların haklarına tecavüzdür. Bu muhasaranın derhal şartsız kaldırılmasını istiyoruz. İsrail güçleri bölgede yaşananları dünyadan gizleyerek emellerini gerçekleştirmek istiyor. İsrail’in emellerine ulaşmasını engellemek için medyaya, sivil toplum kuruluşlarına ve yönetim kademesine büyük görev düşüyor. Bireysel ve kurumsal düzeyde bir karşı duruş sergilenmelidir” diye konuştu.

Sonraki yazılar »